Serhat Zafer - İsrail güvenlik güçleri tarafından 21 gün gözaltında tutulan ve yapılan girişimler sonucu serbest bırakılarak yurda dönen İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Batı Şeria Temsilcisi İzzet Şahin, memleketi Sivasın Koyulhisar ilçesindeki baba evini ziyaret etti.
Çukuroba köyünde yaşayan babası Sait ve annesi Arife Şahin ile yakın akrabalarını ziyaret eden Şahin, ilçedeki dost ve arkadaşlarıyla da bir süre sohbet etti.
Koyulhisar Merkez Camisi önünde arkadaşlarıyla hasret gideren Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 27 Nisan 2010 tarihinde Kudüse giriş yaparken bir kontrol noktasında İsrail güvenlik güçlerince sebepsizce gözaltına alındığı belirtti. İstanbulda İHH İnsani Yardım Vakfında Batı ülkeleri koordinatörü olarak çalıştığını anlatan Şahin, şöyle konuştu:
Avrupa ve Amerika kıtalarından sorumlu olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz Kurban Bayramı günlerinde Filistin Batı Şeriadaki kardeşlerimize kurban eti dağıtmak için oraya gitmiştik. Bazı şekillerde kurbanlarımızı dağıttık. Arkasından Kudüste İbrani Üniversitesinde İbranice eğitimine başladım. Sonra Türkiyeye döneceğim günlere tekabül ediyordu, 27 Nisan 2010 tarihinde Kudüse giriş yapacağım bir kontrol noktasında İsrail askerleri, istihbaratı tarafından tutuklandık. Tutuklanma gerekçemiz Batı Şeriada insani yardım yapmaktı. Şahsımıza isnat ettikleri herhangi bir suç yoktu. 1 günü Kudüste, 20 günü Telavivde zindanda kaldım. Aşağı yukarı 60 saat kadar hesap verdik, sorgulamalar oldu. Gayri insani bir ortam. Ama oraya gittiğimiz zaman gördük ki, biz oraya ilk giren değildik. Muhtemelen son giren de olmadık. Orada onlarca, binlerce Filistinli insanlar asılsız iddialarla zindanlarda maalesef genç yaşlarda hayatlarını çürütüyorlar.
- İSRAİL HERKESE ŞÜPHE İLE BAKIYOR-
İsrailin ülkesine giden herkesten, özellikle Müslümanlardan şüphe ettiğini savunan Şahin, şöyle devam etti:
Ülkesine gelen herkesten, özellikle Müslümanlardan şüpheleniyor. Özellikle Filistinlilere ait bölgelere giden herkese potansiyel düşman gözüyle bakıyor. Onları takip ediyor, biz de muhtemelen takip edildik. Allaha şükür yüz kızartıcı hiçbir suçumuz olmadı. Hatta biz oradaki dengeleri gözeterek orada 5 ayımızı geçirdik. Dolayısıyla sadece insani yardım yapmak için oradaydık. Ancak İsrail oradaki insanlara yardım yapmayı suç olarak kabul eden bir devlet, bu kadar da rahatsız. Neticede hem Türkiye içinde ve hem de dışındaki devlet erkanımızın, Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, Dışişleri Bakanımızın, resmi erkanımızın, bürokratlarımızın, büyükelçiliğimizin, konsolosluğumuzun, derneklerimizin, siyasi partilerimizin büyük tepkisi sonunda beni son mahkemeye bırakmadan Türkiyeye göndermek zorunda kaldılar.
- ÇIĞLIKLARI DUYULMAYAN BİNLERCE İNSAN VAR-
Bu baskıların sadece Türkiyedeki ilgili kişilere değil, aynı şekilde İsraildeki bakanlıklara ve devlet erkanına da yapıldığını bildiren Şahin, Sadece bir bakanlığa 20 bin civarında, faks ve mail gittiğini öğrendik. Bütün bunların neticesinde Türkiye olarak ve hatta dünyadaki ilgili kişiler olarak haksız bir şekilde zindana atılan kişiye sahip çıktılar diye konuştu. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ama orada göz ardı edilen bir şey vardı. Orada devleti olmayan, bakanı olmayan, arkasında kimsesi olmayan, sesi dışarıya çıkmayan, sesleri, çığlıkları duyulmayan binlerce insan var. 12 bin ile 14 bin arasında İsrail hapishanelerinde birçokları müebbet olarak yaşayan Filistinliler var.
- FİZİKİ İŞKENCEYE MARUZ KALMADIM-
Gözaltında bulunduğu süre içerisinde fiziki bir işkenceye maruz kalmadığını anlatan Şahin, şunları kaydetti:
Fiziki bir işkence olmadı. Fiziki işkence yapmaları için herhalde suç kategorilerinin içinde değildim. Onların şüpheli ve riskli gördükleri kişilerle zaten aynı fotoğraf karesinin içerisinde hiç bulunmamıştık. Sorgulamalar esnasında İHH İnsani Yardım Vakfının Filistin genelinde ve özellikle Gazzede yapmış olduğu yardımların kendilerine göre düşmanlarını desteklemek manasına geldiği için daha fazla bunun üzerinde durdular. Özellikle de yardım gemilerinin hareket edeceği günlere tekabül ettiği için, gemileri durdurmak için bizi rehine olarak tuttular. Ama Allaha şükürler olsun bu planları tutmadı ve dün gemilerimiz yola çıktı. İnşallah onlar da insani yardımı Gazzeye ulaştıracaklar.
(SRH-DOĞ-İU) - SİVAS (Anadolu Ajansı) 23.05.2010




















































































































































































REKLAMI KAPAT